• Nuri Bey’in Vedası III.

    Bugün daha bir ağrıyor sırtım Nuri Bey. Omuzlarımdan belime kadar kıvrım kıvrım bir ağrı. Sanki damarlarım kopacak gibi, etlerim kemiklerimden ayrılıyormuş gibi. Elimi dokunduğum yer sızlamaya başlıyor. Acaba taşıyamıyor mu  yükümü omuzlarım, bilmiyorum.…

  • Şarkı

    Sana bir şarkı buldum. Sen artık benim şarkılarımsın.  Bir şarkıyı arıyorum. Sonra o şarkıyı ne yap et buluyorum. Defalarca kez dinliyorum. Sıkılana kadar son ses dinliyorum. Evde dinliyorum, işte dinliyorum, yolda dinliyorum. Bazen…

  • 20

    “Ruhum! Ovada sert es, yamaçta sus ve ırmakta ağla.”   20 yaşındaydım. Yel gibi aylak, tüy kadar temiz. Bazen sabah bazen de akşamları oturup düşünürüm insanların büyüklü küçüklü derdini. Kahve mi içsem çay…

  • Sis

      Uyumadım, hiç uyumamış gibi.   Anahtar kapının ağzında öksürsen duyarım yine de. Yatağa diktim … gözlerimi, çarşafın sen tarafı dümdüz ben tarafıysa bir hayli dağılmış; utanmasam söyleyeceğim ama sanki hiç, gelmemiş gibisin.…

  • Zamane

      Aklıma bir elma düştü, sandım ki karnım doydu.   Bazen ne yaşadığının bir önemi yok ne yaşıyor olduğundan uzaklaşınca. Adını dilinden düşürmeden pencerelerin pervazlarını bile dokunarak sevdiğin günleri hiç olmamışcasına yaşayabiliyorsun yine,…

  • Yalnızlığımın 20. Yüzyılı

      Bazı evlerin tam iki penceresi var. Bir diğerinden ötekini seyredebilmek için sarktığımda görebiliyorum ancak gökyüzünü. Sevmesem bile bakıyorum bazen parlak bazen cılız yıldızıma. Bir evin penceresinden bakıyorum yalnız suretime. Ay ışığı vuruyor,…