Kitap İncelemesi,  Lukka

KİTAP İNCELEMESİ: ATTİLA ŞANBAY – VORDONİSİ: KAYIP ADA

Efsane gerçek olmuştu. Vordonisi, bin yıl sonra, suların içinden yükselmişti ve tüm heybetiyle orada duruyordu.

Yeni bir kitap incelemesiyle buradayım. Vordonisi: Kayıp Ada. Bu kitapla sanıyorum bir instagram tavsiyesiyle tanıştım. Araştırdığım zaman yayınevinin düştüğü arka kapak notuyla, “Tamam, okumalıyım bu kitabı.” dedim. Not aynen şu şekilde: “Vordonisi’yle yazar Attila Şanbay, Dan Brown ve Stephen King severlerin yeni gözdesi olacak.” Net bir şekilde söylemeliyim ki Dan Brown konusunda çok çok abartı; Stephen King ise… Eh işte birazcık.

KİTABIN ADI: Vordonisi: Kayıp Ada

YAZAR: Attila Şanbay

YAYINEVİ: Martı Yayınları

TÜRÜ: Fantastik, Korku-Gerilim

SAYFA SAYISI: 238

KİTABI NE KADAR SÜREDE OKUDUM: 1 haftada okudum ama daha kısa da sürmesi mümkün.

TANITIM BÜLTENİ: İstanbul’un az bilinen, eski gizemlerinden biri su yüzüne çıkıyor…

İstanbul’un meşhur Prens Adaları’nın toplamda dokuz tane olduğu bilinir. Fakat bu sadece, denizin yüzeyinde sayılabileni kadardır. Onuncu ada, Vordonisi, bundan bin yıl önceki büyük Bizans depremi sırasında, Marmara Denizi’nin derinliklerine batmıştır…

Günümüzde ise Burgazada vahşi bir cinayetin ardından başlayan bir dizi küçük depremle sarsılır. Sıradan bir psikopatın işi gibi görünen bu cinayet aslında yüzyıllar önce batan Vordonisi’nin, denizin dibinden tekrar yükseleceğinin, üzerinde onunla birlikte batmış olan lanetli bir varlığın ve çürümüşlük kokan ordusunun, ada halkına musallat olacağının ilk işaretidir.

Korkunun birleştirdiği ada sakinlerinin anakarayla olan tüm bağlantıları kesilir. Hayatta ve de adada mahsur kalan bu bir grup insan, şimdi hem kendi iç şeytanlarıyla hem de adaya musallat olan korkunç yaratıklarla mücadele etmek zorundadır.

Tarihin bugünle, aydınlık günün korkunç geceyle, gerçeğin hezeyanla karıştığı bir kâbus…

ÖZET: Olay Burgazada’da gerçekleşen bir cinayetle başlar ve hız kesmeden devam eder. Adaya musallat olan tuhaf yaratıklarla birlikte sulara gömülen lanetlenmiş Vordonisi adası tekrar su üstüne çıkar. Yaratıkların aradıkları bir şey vardır ve onu almadan da geri dönmeyeceklerdir.

(Daha fazla anlatamıyorum aksi taktirde spoiler vermek zorunda kalacağım.)

DİL VE KURGU: Kurgu, gerçek mekanlarla tasarlanıp aktarılmış okuyucuya. Bunu gerçekten sevdim. Daha önce Burgazada’ya hiç gitmedim ancak kitabın arkasına eklenen gerçek Burgazada resimleriyle kikayeyi daha iyi yaşadığımı farkettim. Bu da kurgunun gerçekçiliğini artırmış bana göre.

Dil, çok çok sade. Hatta günlük konuşma dili olduğunu çok rahat söyleyebilirim. Hatta karakterlerden bir tanesinin “Hepten mallaşmış bunlar yaa…” diye içinden geçirecek kadar doğal bir dil. Doğrusu bu cümle gerçekten çok dikkatimi çekti ve anlık bir şok bile yaşadım. Belki de bu zamana kadar hiç bu kadar rahat bir dille yazılmış bir kitap okumadığım içindi. Okumamışım demek ki…

ANA KARAKTER: Samra. Mimar Sinan Güzel Sanatlar’da araştırma görevlisi ve doktora tezi için geliyor adaya. Adadaki olayların odak noktası olmakla sonuçlanıyor. Açıkçası Samra ile ilgili karakter analizi yapmadım. Diğer karakter olan Cüneyt daha ilginçti. Onu da kitabı okuyacaklar kendileri keşfetsinler, sürpriz olsun 🙂

KİTABI NEDEN OKUMALIYIM?: Biraz heyecan ve Burgazada severler için değişik bir gerilim. Ve yazarın Türk olması desteklenmesi gerektiği hissini veriyor bana.

ALINTILAR:

  • Bak oğlum, tehlikeye girmeden, bir şeyleri denemeden aldığın sonuç başarı değildir. Yani, evden hiç çıkmayıp da sana hiç araba çarmıyor diye övünmeye benzer bu. Başarı bu mudur? Başarı, evden çıktığın halde sana bir otomobilin çarpmamasıdır. Belki yarı şans, yarı dikkat ama budur.
  • İnsanlar, belirsiz umutlara, somut acılardan daha çok inanmak isterlerdi.

TEK CÜMLEDE VORDONİSİ-KAYIP ADA : Tarihin bugünle, aydınlık günün korkunç geceyle, gerçeğin hezeyanla karıştığı bir kâbus…

SON SÖZ: Başta söylediğim gibi hiç bir şekilde kitaptan Dan Brown kurgusu beklemeyin. Belki biraz Stephen King biraz Dean Koontz. Ama biraz… Onun dışında ve her şeyden önce emek harcanmış olmasına saygı duyuyorum. Okunmaya değer bir kurgu ve bu tür için yazarın Türk olması da bende heyecan uyandırdı.

Fotoğraf: https://www.jestpic.com/p/BmoKm_kHCOr/

 

2 Yorum

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: